Güncel Haberler

Beklenen İstanbul depremine müze planı! Tarihi hazinelere gizli depo

Kültür Varlıkları ve Müzeler Komisyonu ve Deprem Araştırma Kurulu Genel Müdürü Gökhan hakkında bilgi veren Kader, Türkiye genelinde 199 müze depreme karşı alınan tedbirlerin başkaları üzerinde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Kader afet önlemleri ve tartışmalı restorasyonlar hakkında şunları söyledi: “Müzelerin her türlü afet için risk durumları belirlenir. Askeri depolardan, emniyet ve emniyet ambarlarının rahatlıkla alınabileceği yere kadar temel çalışmaları yapıldı. En hızlı ve gizli alanlara nasıl taşınabileceği araştırmasını yaptık. Geçmişte İstanbul’un işgali sırasında Niğde, Ankara ve güvenli bölgelere taşınarak pek çok işimiz koruma altına alındı. Bunu geliştirmeye devam edeceğiz.

GALATA’DAN 8 BİN KAMYON

İspanya ve İtalya’da restorasyon hatalarını yapsaydık bu görevlerde olmazdık. Galata’da yaşadığımız şey şuydu: Beton sıva. Bu, teknik anlamda ‘ikamet etmeme’ dediğimiz şeydir. Yani orijinal olmayan yapıların alınması olayı sonradan eklendi. 8 bin tona yakın olmak üzere 8 bine yakın kamyon kullandık. Bu olay sırasında yapılanlarla hemen koruma panolarımızı devreye aldık.

EN İYİ HORASAN HARCI

Aslında biz buna ‘Horasan harcı’ diyoruz, yani geçmişte Ayasofya’dan selatin cami ve köprülerine ataların yaptığı da buydu … Artık bu harcı kullanmaya başladık. Horasan harcı; kireçli tuğla kırığı, karıştırılmış tuğla tozu. O kadar özel bir harçtır ki yüksek elastikiyete sahiptir. Deprem sırasında en önemli şeylerden biri budur; esnek yapı. Ecdat bunu düşündü ve biz bunu tüm restorasyon çalışmalarımızda kullanıyoruz. “

‘ADALET YAPILIR’

Yerebatan Sarnıcı’ndaki iddialara atıfta bulunan Yazgı, “Birisi kestane ağacından yaptığımız bir sütunu çekip plastikten yaptı” diyor. Bunun için 3 gün boyunca notlar hazırlıyoruz. Sosyal medya ortamında Yerebatan konusunda gerçekten haksızlığa uğruyoruz. Daha önce oradaki kurullarımızda muhabir olan bir bürokrat tarafından da yapıldı… Şu anda depremle ilgili bir sorun olmasa da inşaat mühendislerinin mimari malzeme içeriğinin sunduğu raporla yapılmalıdır. Bu raporu istemeliyiz. Çünkü bu, getirdikleri projenin altında yazılıyor. Bunu önce ben alacağım. Ayasofya benim için Bazilika neyse, Sultanahmet de öyle. Yani belediyede olup olmaması bizim için önemli değil ”dedi.

EŞİM ‘SÜNGER BOB’ DİYOR

Şile Kalesi ile ilgili konuşan Gökhan Yazgı, “Sünger Bob konusunda haklısınız. Eşim bile söylüyor… Ama bazı şirketlerde proje bize sunulan kağıt gibi gelmiyor. Biraz da doğru firmalar bunu doğru ellerde yapmasın… Şimdi Vakıflar Genel Müdürlüğü ile çalışıyoruz. Restorasyonda çalışacak tüm firmaların sertifikasyonuna giriyoruz. Bu eğitimi taş ustasından restoratörüne ve mimara vereceğiz. 2021’de yetiştirebilirsek, 2022’de yetiştiremezsek bu eğitimi almamış hiçbir ustanın istihdam edilmesine izin vermeyeceğiz. Avrupa Birliği projesi kapsamında yürütüyoruz. “En azından alçı ustası, taş ustası ve demir ustası restorasyon ruhsatına sahip olacak” dedi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu